Tarım değil, terk edilen toprak büyüyor.
Bir ülkenin en büyük serveti, bankadaki rakamları değil, toprağının bereketidir.
Ama biz o serveti sessizce kaybediyoruz.
* Türkiye’de her yıl binlerce hektar tarım arazisi atıl kalıyor.
* Bir zamanlar bereket fışkıran tarlalar, bugün yabani otlarla kaplı.
* Yerel tohumlar unutuluyor, geleneksel ürünler raflardan sessizce siliniyor.
Ve en acısı:
Bu boşluğu ya ithalatla dolduruyoruz, ya da soframızdan tamamen siliyoruz.
Oysa terk edilen her tarla;
– Bir köy okulunun kapanması,
– Bir üreticinin emeğinin boşa gitmesi,
– Bir ülkenin kendi karnını doyurma gücünü kaybetmesi demek.
Biz bu toprakları yeniden üretime kazandıracak mıyız, yoksa geleceğin en değerli kaynağını, elimizle yabancı ellere mi teslim edeceğiz ?
Çünkü gıda krizi, toprakta başlar. Ve hiçbir teknoloji, ekilmeyen bir tarlanın yerini tutmaz.
Peki sizce, bu topraklar yeniden yeşerebilir mi ? Yoksa geleceğin en büyük ithalatçılarından biri mi olacağız ?