Tarımda Regülasyon ve Üretici-Tüketici Dengesi

Tarımda Regülasyon ve Üretici-Tüketici Dengesi

Bazı başarı hikâyeleri manşetlere taşınmaz ama sessizce milyonların hayatına dokunur. İşte Türk Şeker Tarım’da görev yaparken yaklaşık 45.000 ton domatesi doğrudan çiftçiden alıp salçaya dönüştürmemiz tam da böyle bir hikâye. Bir yanda emeğini tarlaya veren çiftçi, diğer yanda mutfağında en temel gıda ürünlerinden biri olan salçaya erişmek isteyen tüketici. Ve bu iki tarafı bir araya getiren, piyasaya denge getiren bir hamle.

Her şey tarlada, tarımın altın değerindeki kırmızı hazinesiyle başladı. Çiftçi büyük emeklerle ürettiği domatesin karşılığını alabilecek mi diye düşünürken piyasa dalgalanmaları ve aracıların etkisiyle belirsizlik içindeydi. İşte bu noktada Türk Şeker Tarım devreye girdi. Binlerce ton domates doğrudan üreticiden alındı. Ancak bu sadece bir alım süreci değildi çiftçinin emeğine sahip çıkmak, yerli üretimi desteklemek ve tarımın sürdürülebilirliğine katkı sunmak anlamına geliyordu.

Aynı hassasiyet, buğday üretiminde de kendini gösterdi. 220.000 ton buğdayın hasadı yapıldı ve bu buğday doğrudan çiftçiden alınarak değirmenlerde özenle işlendi, kırıldı ve un haline getirildi. Bununla da kalınmadı buğdayın bir kısmı makarna üretimi için kullanıldı. Ekmek ve makarna, mutfağın en temel gıdalarından ikisi olarak doğrudan sofralara ulaşırken, bu süreç yalnızca üretimi artırmakla kalmadı, aynı zamanda piyasada fiyat istikrarını sağladı. Nasıl ki domates alımıyla salça fiyatlarındaki dalgalanmalar kontrol altına alındıysa, buğday alımı ve un-makarna üretimiyle de gıda fiyatlarında spekülatif hareketlerin önüne geçildi.

Bu sadece bir satın alma ya da üretim süreci değildi piyasayı regüle eden, hem üreticiyi hem tüketiciyi koruyan stratejik bir adımdı.

Fabrikalar ve değirmenlerde titiz hummalı bir üretim sürecinden sonra sıra sahaya hakim olmayla devam etti, ve ürünler raflarda yerini aldı. Asıl bu hamlelerin etkisi raflarda ve sofralarda hissedildi. Mutfağın vazgeçilmez üç temel ürünü olan salça, ekmek ve makarna tüketicinin erişebileceği makul fiyatlarla piyasaya sunuldu.

Bu süreç sadece fiyatları dengelemekle kalmadı aynı zamanda üreticinin güvenini pekiştirdi ve yerli tarımın değerini bir kez daha hatırlattı. Tüketici ise piyasanın spekülasyonlara teslim olmadan da dengede kalabileceğini deneyimledi.

Belki bu başarı hikâyesi büyük manşetlerde yer almadı ama milyonlarca insanın mutfağına dokundu. Gerçek başarı yalnızca rakamlarda veya haber başlıklarında değil, insanların hayatına dokunan adımlarda gizli.

Çünkü bir domates sadece bir domates değil, çiftçinin emeği mutfağın vazgeçilmezi ve güçlü bir tarım ekonomisinin anahtarıdır. Ve bir avuç buğday da sadece bir avuç buğday değildir değirmenlerde öğütülüp una, şekillendirilip makarnaya dönüşerek sofralarımıza gelen ekmeğin sofralarımızın vazgeçilmezi makarnanın ve üreticimizin alın teri. Bizler bunu hayata geçirerek başardık. Devamının gelmemesi için hiç bir neden yok ve bizler aynı modeli uygulamak için sektörün ve yatırımcıların her daim yanındayız.

← TÜM MAKALE İÇERİKLERİNE DÖN