Gençler sofrada yoksa, gelecek de yoktur.
Bir sofrada kaç kişiyiz ? Anne baba, teyze, amca belki birkaç tanıdık. Ama fark ettiniz mi ? birileri eksik bu sofrada. Gençler yok. Tarladan uzaklar, üretimden uzaklar, mutfaktan uzaklar.
Oysa bir ülkenin geleceği sadece bankalardaki rezervle, şehirlerdeki kulelerle değil, toprağına bakan gözüyle, ektiği tohumla, suladığı toprakla yazılır.
Bugün gençler için tarım ya da üretim sadece zor, geri kalmış ya da ilgisiz bir alan gibi görünüyor. Ama aslında gıda, sadece bir meslek değil bir kültür, aile bağı, yaşam vizyonudur. O sofraya gençleri tekrar oturtamazsak emin olalım ki yarın o sofrada çok şeyle birlikte, umut da eksik kalacak.
Gençlerimizi tarımdan, üretimden ve gıdadan koparmamalıyız. Bunun için işletmelerimizde, kurumsal olan & olmayan şirket içlerinde, gelecek planlamalarımızda, medyada aile içi iletişimde yani her yerde yeni yollar aramalı ve kendilerine yol açmalıyız.
Onlara sadece üretin demek değil “senin başarın ve senin üretimin bu ülkenin geleceğini belirliyor” demeli güç vermeli, örnek olmalıyız.
Bu sofrada her kuşağın bir yeri olmalı. Biz işletme olarak yeni mezun gençlerimize kapımızı açtık. Öylesine mutluyum anlatamam. Daha önce de söylemiştim müthiş beyinler onlar ve ben çok şey öğreniyorum.
Çok daha fazla genç arkadaşımı yanıma almak için heyecanlıyım bunun için de daha fazla çalışmam gerekiyor.