Eskiden çöp kovası vardı, şimdi atık yönetim paneli… Avrupa’da sistem, bizde alışkanlık hâlâ çöp poşetiyle yarışıyor. Eskiden evde bir tane çöp kovası olurdu. Karışık, plansız, “at gitsin” anlayışıyla her şey tek yerde toplanırdı. Ama zaman değişti. Avrupa’da artık her atık türü ayrı renkte kutuya, bizde ise hâlâ çoğu mutfakta “siyah poşet”. Almanya’da bir marketin çıkışında çöp atmak bile bir eğitim. Kağıt, plastik, bio, cam, hatta depozitolu içecek kutuları için özel otomatik geri alım makineleri var. Hollanda’da evlerde biyo-atık sensörlü kutular, İsveç’te evden çıkan atığın %99’u geri dönüştürülüyor. Peki Türkiye’de ? Türkiye’de geri dönüşüm oranı hâlâ %13 civarında.Üstelik o %13’ün çoğu da sokaktaki kağıt toplayıcılarının emeğiyle sağlanıyor. Birçok kişi hâlâ şu soruyu soruyor. Bu ayrıştırmayı kim yapacak ? Avrupa ise bu soruyu yıllar önce bırakmış.Orada sorulan şu ise bu atığı neden hâlâ üretiyoruz ? Daha az atık değil,daha az sorumsuzluk üretmemiz gerekiyor. Çünkü artık mesele sadece çevre değil ekonomik krizlerde bile atıkların değeri stratejik bir güce dönüşüyor. Bir ülkede sistem çöpü tanır, başka bir ülkede ise çöp sistemi tanımlar. Belki de en acı gerçek şu ki gelişmiş ülkeler çöpü yönetirken, biz hâlâ vicdanı çöpe atmamakla uğraşıyoruz.
Avrupa’da sistem, bizde alışkanlık hâlâ çöp poşetiyle yarışıyor.
Eskiden evde bir tane çöp kovası olurdu. Karışık, plansız, “at gitsin” anlayışıyla her şey tek yerde toplanırdı. Ama zaman değişti. Avrupa’da artık her atık türü ayrı renkte kutuya, bizde ise hâlâ çoğu mutfakta “siyah poşet”.
Almanya’da bir marketin çıkışında çöp atmak bile bir eğitim. Kağıt, plastik, bio, cam, hatta depozitolu içecek kutuları için özel otomatik geri alım makineleri var.
Hollanda’da evlerde biyo-atık sensörlü kutular, İsveç’te evden çıkan atığın %99’u geri dönüştürülüyor.
Peki Türkiye’de ?
Türkiye’de geri dönüşüm oranı hâlâ %13 civarında.Üstelik o %13’ün çoğu da sokaktaki kağıt toplayıcılarının emeğiyle sağlanıyor.
Birçok kişi hâlâ şu soruyu soruyor. Bu ayrıştırmayı kim yapacak ? Avrupa ise bu soruyu yıllar önce bırakmış.Orada sorulan şu ise bu atığı neden hâlâ üretiyoruz ?
Daha az atık değil,daha az sorumsuzluk üretmemiz gerekiyor.
Çünkü artık mesele sadece çevre değil ekonomik krizlerde bile atıkların değeri stratejik bir güce dönüşüyor.
Bir ülkede sistem çöpü tanır, başka bir ülkede ise çöp sistemi tanımlar.
Belki de en acı gerçek şu ki gelişmiş ülkeler çöpü yönetirken, biz hâlâ vicdanı çöpe atmamakla uğraşıyoruz.