Şehirli Tüketici ve Tarımsal Farkındalık

Şehirli Tüketici ve Tarımsal Farkındalık

Şehirli tüketici tarlaya dahil, bizde zincirin en son halkasında unutulmuş.

Bir tarım girişimi üzerine Fransa’daki bazı kırsal üretim kooperatiflerini araştırdım, okudum ve inceledim. İlk gördüğüm şey şu oldu. Tüketici orada sadece alıcı değil !üretimin bir parçası.

Fransa’da şehirde yaşayan biri, hangi ürünü tüketiyorsa o ürünün:
• Nerede üretildiğini,
• Kim tarafından yetiştirildiğini,
• Hangi tohumla, hangi mevsimde hasat edildiğini bilir.

Bazıları tarlaya gidip hasada yardım eder, bazıları üreticiye doğrudan yatırım yapar, hatta çocuklar okuldan tarlaya götürülür, doğrudan yerinde öğrenir. Tüketici zincirin son halkası değildir. Zinciri birbirine bağlayan bir ortağıdır.

Sonra ister istemez kaçınılmaz aklıma şu soru geldi. Peki ya bizde ?
• “Organik mi ?” diye sorulur ama nasıl üretildiğiyle kimse ilgilenmez.
• “Pahalı mı, ucuz mu ?” önceliği olur ama emeğin ne kadar sürdüğü nadiren sorulur.
• Tüketici çoğu zaman “pakete bakan”, fiyata göre karar veren ama üretimin ruhuna uzak kalan bir figürdür.

Oysa gıda sadece tüketilmez, anlaşılır. Sadece satın alınmaz, hissedilir. Bugün şehirde yaşayan her bireyin, bir kez bile olsa bir tarlayı, serayı, bir çiftçiyi ziyaret etmesi gerekir.

Çünkü !
• Sofraya gelen bir domatesin arkasında bir mevsim, emek, bir hikâye vardır.
• Buğday tanesi, sadece ekmek değil, ülkenin sürdürülebilirliğidir.

Fransa’da bu bağ güçlendikçe tarım her geçen gün kalkınıyor. Bizde bu bağ koptukça üretici yalnızlaşıyor.

Hadi diyorum. Artık sofrada sadece tat konuşmayalım. Bağ konuşalım, bir bilinci, toprağı, çiftiyi, emeği konuşalım. Konuşalım ki özümüze geri dönelim.

← TÜM MAKALE İÇERİKLERİNE DÖN