Canımız neden sebze istemiyor da ? Kek, hamburger, çikolata ister de brokoli için “şöyle doya doya yesem” demeyiz ?
Bakın neden anlatayım. Cevap aslında sadece damakta değil beynimiz, kültür ve hatıralarımızda.
Çünkü insan beyni evrimsel olarak yüksek kalorili, yağlı ve şekerli gıdaları daha cazip bulmak üzere kodlandı. Bu bir hayatta kalma refleksi. İşte bugün ise bu refleks, market raflarında bizi kandırıyor.
Çikolata dopamin salgılatır, sebze ise pek salgılatmaz.Yani çikolata ödül, sebze ise bizlerde sadece görev yemeği gibi algılanır.
Ayrıca çocukken bize brokoli bitmeden kalkamazsın diye dayatıldı. Sebze lezzetle değil, zorunlulukla tanıtıldı. Şimdi beynimiz o anıyı bilinçaltında reddediyor.
Çünkü işlenmiş gıdalar çok daha cazip hale getirildi. Damak tadımız değişti. Gerçek tatları unutmaya başladık.
Ve en önemlisi sebzeyi sadece kalori hesabıyla değil, galiba hayata duyduğumuz saygının bir yansıması olarak yeniden görmemiz gerekiyor.
Mesele sadece ne yediğimiz değil, ne hissettiğimiz.
Canımız sebze istemez çünkü biz ona “ceza gibi”davranıyoruz.
Oysa doğru pişirilmiş, zeytinyağlı, baharatlı, keyifle hazırlanmış bir sebze tabağı çikolatadan çok daha fazla şifa verir.
Bu paylaşımım kendimize bedenimize ve doğaya yeniden yaklaşmak için küçük bir hatırlatma.