Küresel Terslik
Gıdanın bol olduğu bir dünyada açlık halâ gerçek. Bir yanda tabağını bitiremeyen çocuklar, diğer yanda tabağına hiç yemek koyamayan aileler…
Gıda zengini ülkelerde ne yesem, ne yemesem kararsızlığı, gıda yoksunu ülkelerde “bugün ne bulsam da yesem çaresizliği.
Her yıl 1.3 milyar ton gıda çöpe gidiyor, aynı yıl 828 milyon insan açlıkla mücadele ediyor.
Bu sadece bir üretim krizi değil, bir paylaşım krizidir. Ve aslında eşitsizlik, bebekken başlıyor.
Bir bebek doğuyor…
– Köyde, taze süt kokan bir evde.
– Şehirde, market raflarının gölgesinde. Ama her bebek aynı şansa sahip değil.
İlk 1000 gün — yani doğumdan 2 yaşına kadar olan dönem — bir çocuğun geleceğini şekillendiriyor.
Zihinsel gelişim, bağışıklık, öğrenme kabiliyeti, hatta hayata tutunma ihtimali…
– Köydeki çocuk doğallığa yakın ama çoğu zaman eksik.
– Şehirdeki çocuk mamayla doyuyor ama çoğu zaman boş.
UNICEF verilerine göre,dünyada her 3 çocuktan 1’i gizli açlık riskiyle yaşıyor. Gıda sadece karbonhidrat veya kalori değildir.
Gıda adalettir.
Gıda sorumluluktur.
Gıda bazen, bir çocuğun hayalidir. Dünya’nın bir ucunda çöpe giden yemek,diğer ucunda bir çocuğun kaderini değiştirebilir.
Gerçek beslenme doymak mı ? beslenmek mi ? işte en büyük soru bu.