Karbonhidrat düşman değil dengedir.
Yıllardır aynı cümleyi duyuyoruz “karbonhidrat kötüdür” birçok kişi bu kelimeyi duyar duymaz ondan kaçıyor. Sanki vücuda zarar veren bir maddeymiş gibi. Oysa karbonhidrat beden dostlarından biridir.
Kaslarımızın hareket etmesini, beynimizin düşünmesini, hatta kalbimizin atmasını sağlayan yakıtın adıdır karbonhidrat.Ama mesele, hangi karbonhidratı ne zaman ve neyle birlikte aldığımızda gizlidir.
Vücudun bir fabrika olduğunu varsayalım. Karbonhidrat, fabrikanın enerji kaynağı olan elektrik sistemi gibidir. Protein ise tamir ekibi. Eğer elektrik olmazsa, tamir ekibi çalışamaz.Yani karbonhidrat yoksa, protein görevini tam olarak yapamaz.
Bilim şöyle açıklıyor !
Karbonhidrat alındığında insülin hormonu devreye girer. Bu hormon, proteinden gelen aminoasitlerin kas hücrelerine taşınmasını kolaylaştırır.
Sonucunda ise kaslar daha iyi onarılır, toparlanma hızlanır enerji seviyesi dengelenir.
Karbonhidratı tamamen kesmek, bedeni enerjisiz bırakmaktır. Yorgunluk odak kaybı, halsizlik ve hatta kas kaybı. Bunların çoğu aslında yanlış beslenme değil, tek taraflı beslenmenin sonucudur.
Bugün karbonhidratı yeniden tanımanın zamanı geldi. Doğal, lifli, dengeli karbonhidratlar örneğin tam tahıllar, yulaf sebze ve meyveler doğru miktarda proteinle birleştiğinde vücutta mükemmel bir denge yaratır.
• Enerji verir,
• Kasları korur,
• Metabolizmayı destekler,
• Ve en önemlisi zihni canlı tutar.
Karbonhidrat düşman değil,
yanlış anlaşılmış bir kahramandır. Doğru kullanıldığında,
vücudun sana teşekkür ettiği dosttur.