Menü

Gökyüzündeki Mars Hayalleri ve Ayaklarımızın Altındaki Gerçek

Gökyüzündeki Mars Hayalleri ve Ayaklarımızın Altındaki Gerçek

Son günlerde okuduğum bazı kitaplarda ve makalelerde ortak bir düşünce dikkatimi çekti.

İnsanlık, Mars'ta tarım yapmanın yollarını araştırıyor.Uzayda sera sistemleri kurmayı konuşuyor. Başka gezegenlerde yaşamı mümkün kılacak teknolojilere milyarlarca dolar yatırım yapıyor.

Ve bunların her biri gerçekten heyecan verici gelişmeler. Ancak aynı satırları okurken aklıma başka bir soru takıldı. Peki biz başka gezegenlerde toprak oluşturmayı konuşurken, elimizdeki toprağı ne kadar koruyabiliyoruz?

Bugün dünyanın birçok bölgesinde toprak organik maddesini kaybediyor,erozyona uğruyor, su tutma kapasitesini yitiriyor ve her geçen yıl biraz daha yoruluyor. İşin ilginç bir avuç verimli toprağın oluşması yüzlerce, hatta binlerce yıl sürebiliyor. Ama onu kaybetmek için bazen birkaç yıl yetiyor.

Mesele teknoloji üretmek değil mesele, sahip olduğumuz doğal sermayenin değerini yeniden hatırlamak.

Tamam Mars'ta tarım yapabilmek büyük bir başarı olur. Ama Dünya'daki toprağı koruyabilmek, insanlığın çok daha büyük başarısı. Bazen geleceği ararken gözümüzü gökyüzüne çeviriyoruz.

Oysa cevapların bir kısmı hâlâ ayaklarımızın altında duruyor.Geleceğin gıdası hakkında konuşurken, geleceğin toprağını da konuşmak zorundayız.

Çünkü insanlığın geleceği, bugün avucumuzda tuttuğumuz bir avuç toprağın içinde saklı.

← TÜM MAKALE İÇERİKLERİNE DÖN