Menü

Gıdanın Kaybolan Hafızası ve Geleceğin İnovasyonu

Gıdanın Kaybolan Hafızası ve Geleceğin İnovasyonu

İnsanlık gıdayı saklamayı öğrendi. Peki bilgisini saklayabildi mi?

Bugün iş seyahati için yolculuk yaparken yol kenarında bir grup çiftçinin tarlanın başında bir araya geldiğini gördüm.

Aracı durdurdum.

Bir süre onları izlerken aklımdan çok farklı bir şey geçti. Acaba şu anda karşımda duran insanların hafızasında, hiçbir veri tabanında bulunmayan ne kadar bilgi var?

Çünkü burada yalnızca tarımdan ya da bir tariften bahsetmiyoruz. Bir zamanlar bir köyde hangi otun ne zaman toplanacağını bilen insanlar vardı.Hangi buğdayın hangi toprakta daha iyi yetiştiğini, hangi tohumun hangi iklime dayanacağını,hangi hamurun havaya göre nasıl davranacağını,hangi gıdanın nasıl fermente edileceğini bilen ustalar vardı.

Üstelik bu bilgilerin önemli bir bölümü hiçbir zaman kitaplara yazılmadı. İnsandan insana, ustadan çırağa, babadan oğula, anneden kızına, çiftçiden çiftçiye aktarıldı.

Yani insanlık binlerce yıl boyunca yalnızca tohumları değil, bilgiyi de nesilden nesile ekti. Fakat bugün o zincirin bazı halkaları yavaş yavaş kopuyor.

Bugün dünyada gıda teknolojisi hiç olmadığı kadar gelişmiş durumda. Yapay zekâ, ensörler, tomasyon genomik, milyarlarca veriyi saniyeler içinde saklayabilecek sistemlerimiz var.

Ama burada çok ilginç bir paradoks ortaya çıkıyor. Bilgiyi depolama kapasitemiz insanlık tarihinin belki de en yüksek seviyesinde buna rağmen bazı geleneksel gıda bilgilerini kaybediyoruz.

Çünkü her bilgi veri değildir.

Bazen bir çiftçinin toprağı eline alıp nemini anlaması, bazen yıllardır aynı tarlayı eken bir insanın gökyüzüne bakıp birkaç gün sonra ne olacağını sezebilmesi, bazen bir ustanın hamura dokunduğunda suyun yeterli olup olmadığını anlaması, bazen de ölçüsü hiçbir kitapta yazmayan, kuşaktan kuşağa aktarılmış bir üretim yöntemidir.

İşte bu yüzden bir tarif kaybolduğunda yalnızca bir yemek kaybolmaz. Bazen onunla birlikte yüzlerce yıllık gözlem, deneme, hata, iklim, toprak ve coğrafya bilgisi de kaybolur.

Bugün o tarlanın kenarında dururken bunu bir kez daha düşündüm belki de geleceğin en değerli gıda arşivlerinden bazıları hâlâ bilgisayarlarda değil, insanların hafızasında duruyor.

Ve o insanlarla birlikte kaybolmadan önce bu bilgiyi kayıt altına almak, bilimle buluşturmak ve gelecek nesillere aktarmak gerekiyor. Benim düşünceme göre gıda inovasyonu yalnızca yeni bilgi üretmek değildir. Aynı zamanda geçmişin binlerce yıllık bilgisini anlayıp, koruyup, teknolojiyle geleceğe taşıyabilmektir.

Çünkü bazen geleceği inşa etmek için daha ileriye bakmadan önce, geride bırakmak üzere olduğumuz bilgiyi fark etmemiz gerekir.

← TÜM MAKALE İÇERİKLERİNE DÖN