Bir market rafında özür dileyen bir ürün gördünüz mü hiç ?
Bazen gıda sadece doymak değildir. Bazen bir özürdür. Bir market rafında, solmuş bir ambalaj tek başına duruyordu. Üzerinde yalnızca şu cümle vardı “Sana özür borçluyum.”
Belki bir tarım ürününe, belki yıllar önce umutla geliştirilen ama değer görmeyen bir ürüne. Belki de terk edilmiş bir toprağa…
Bugün trend olan birçok ürün, geçmişte göz ardı ettiklerimizden ibaret. Oysa gıda sadece protein, lif, karbonhidrat değildir.
Gıda, güvendir.
Duygudur.
Hatıradır.
Bazen de bir özlemin sessiz feryadıdır.
Bazı ürünler sadece midemizi değil, güvenimizi de kırdı.
Çocukken bir etiketi okuduk, korktuk. Bir gün bir ürün yedik, alerji geçirdik. Bazen bir reklamla, “sen buna layık değilsin” dediler.
Ve bugün, markette dolaşırken belki de bir ürün sana içten içe şöyle diyor:
– Sana hissettirdiklerim için üzgünüm.
– Seni yalnız bıraktığım için üzgünüm.
– Güvenini sarstığım için üzgünüm.
Peki ya siz?
Hangi ürüne dönüp şunu söylemek isterdiniz “Beni çok kırdın.
Sizce bir ürün sadece bedeni mi besler, yoksa ruhu da etkiler mi ? Yorumlarda buluşalım.