Her şeyi yiyoruz aslında ama neyi besliyoruz?
Bedenimizi mi? Egomuzu mu? Tüketim alışkanlıklarımızı mı?
Bugün bir öğün daha yedik. Yine doygunluk hissettik belki… Ama o his midemizde mi kaldı, zihnimizde mi?
Çünkü artık yemek sadece bir fiziksel ihtiyaç değil. Bir duygu düzenleyici, bir ödül, bir kaçış noktası haline geldi.
* Stresliyiz → Yiyoruz
* Yalnızız → Atıştırıyoruz
* Sıkıldık → Atıyoruz ağzımıza
* Mutluyuz → Kutlamayı da yemekle yapıyoruz
Ama farkında mıyız?
Her lokmada ya sağlığımızı besliyoruz, ya da duygularımızı bastırıyoruz. Gerçek soru ne yediğimiz değil, neden yediğimiz.
Yemek bir davranış haline geldi ve davranışlarımızı şekillendiren şey reklamlar, duygular, alışkanlıklar ve bazen de boşluklarımız. Artık kalori değil, niyet saymalıyız. Tükettiğimiz her şey, sadece hücrelerimizi değil kişiliğimizi, farkındalığımızı ve yaşam kalitemizi de besliyor ya da tüketiyor.
Gerçek açlık midede değil, yaşam tarzında sağlıklı yaşam, tabağın başında değil farkındalıkta başlar.