Dünyada dikkat sorunu büyüyor ve kıtlığa doğru gidiyor.
Önümüzde sayısız gıda seçeneği var. Ama dikkatimi çeken daha farklı bir sorun var. İnsanlar dağılmış zihinlerden yoruluyor.
Telefonlar...
Bildirimler...
İçerikler….
Sosyal medya...
Sürekli akan bilgi...
Birçok kişi gün sonunda fiziksel olarak değil, zihinsel olarak tükenmiş hissediyor. İşte tam bu noktada gıda ile insan performansı arasındaki ilişki yeniden önem kazanıyor.
Çünkü insan beyni de bir organ ve tıpkı kaslarımız gibi, çalışabilmek için doğru yakıta ihtiyaç duyuyor. Bugün dünyada milyonlarca insan yeterince kalori alıyor olabilir. Ama odaklanmakta zorlanıyor.
Enerjisini gün boyu koruyamıyor.
Kendini sürekli yorgun hissediyor.
Bu durum bize önemli bir gerçeği hatırlatıyor. Gelecek rekabet avantajı daha fazla bilgiye sahip olmak değil, dikkati koruyabilmek olacak. Ve belki de bu yüzden geleceğin gıdaları doyuran değil insanın enerjisini, zihinsel performansını, yaşam kalitesini destekleyen ürünler olacak.
Şu bir gerçek güçlü toplumlar sadece iyi beslenen insanlardan değil aynı zamanda iyi düşünebilen insanlardan oluşuyor.
Geleceğin en stratejik yatırımlarından biri yine gıda ve insan performansına yapılan yatırım olacak.