Işık.
Tat, renk, besin değeri. Hepsi üretimden raflara kadar ışıkla şekillenir.
Bir elma düşünün tarlada güneşi eksik aldıysa, rengi de soluktur. Marul serada doğru ışıkta büyütülmezse tadı yavan olur, ömrü kısa kalır. Ama mesele sadece tarla değil, ürün raftayken de ışıkla savaşır. Market ışığına uzun süre maruz kalan ürünlerin vitamin içeriği azalır, raf ömrü kısalır.
Işık bir yandan büyütürken bir yandan yaşlandırır ve bunu sessizce yapar. Bugün sadece üretici değil, rafları tasarlayanlar bile bu dengeyi bilmek zorunda. Çünkü görünmeyen bu “ışık etkisi gıdanın kaderini belirler.
Genç arkadaşlarıma seslenmek istiyorum.Yarın sizin ellerinizde raflar, etiketler, üretim zincirleri olacak. Görünmeyeni fark edebilen her genç, gıdanın geleceğini bir adım öne taşıyacak.
Işığın sadece aydınlatmak değil, değer katmak ya da tüketmek anlamına geldiğini fark etmek, gelecekte daha güçlü üretim sistemlerinin temelini atar.
Gıdanın sadece içeriğine değil,onu etkileyen ışığı da anlamak gerekir. Çünkü ışık yoksa lezzet de yoktur.