10 Yıl sonra bir akşam yemeğini düşünüyorum da…
Çocuklar sofrada gülüşüyor. Masaya gelen yemek, annenin favori tarifinden esinlenmiş ama içeriği farklı. Kendi DNA’larına göre hazırlanmış, kişiselleştirilmiş bir fonksiyonel menü. Protein ihtiyacı yüksek olanın tabağında farklı bir denge, lif ihtiyacı fazla olanın ise başka bir yapı.
Baba “bugün lifimi artırmam gerekiyordu, probiyotik soslu olanı yiyeyim”
Anne “Benim için glütensiz ama kalsiyum destekli olanını yiyeceğim”
Çocuk ise tabağını kaldırıp etikete bakıyor “Sıfır atıkla üretilmiş ne güzel doğayı da düşünmüşler” diyor ve hep beraber gülümsüyorlar.
Gıdanın geleceği: Sadece ne yediğimiz değil, kime göre, ne zaman, ne kadar ve nasıl yediğimizle şekillenecek. Bunu hayal ederek yazıyorum ama hayal değil, geleceğe dair hazırlanmakta olan bir gerçeklik.
Geleceğin sofrasını bugün bizler gibi aynı düşüncede olup, aynı fikri paylaşanlar ile birlikte kuracağız.