Yemek yiyoruz sanıyoruz aslında ama duygu tüketiyoruz.
Bir tabak yemekle başlıyor gibi görünüyor her şey. Ancak tabakta olan şey çoğu zaman gıda değil duygularımız. Canımız tatlı çektiğinde belki biraz sevilmek istiyoruz. Aç değiliz ama buzdolabını açıp kapatıyoruz.Belki içimizde eksik kalan bir şey var.
Bir başarıdan sonra pizza söylüyoruz, bir başarısızlıktan sonra da. Çünkü hem ödülü hem teselliyi aynı şeyle doldurmayı öğrendik.
Yemek yiyoruz sanıyoruz, ama aslında rahatlıyoruz. Cezalandırıyoruz kutluyoruz,
hatırlıyoruz. Gıda burada sadece bir araç. Asıl mesele hangi ruh hâli, hangi gıdayı çağırıyor ?
Bazen bir kahve sadece kafein değil bir mola. Bazen bir çorba sadece sıcaklık değil, bir çocukluk. Ve bazen bir lokma doymak için değil, dokunulmak için yenir.
İşte bu yüzden gıda sadece sağlıkla değil, duyguyla da ilgilidir ve biz ne yediğimizi anlamadan neden yediğimizi unutabiliriz.
Gıda sadece vücudu değil, duyguyu da besler.