Çeyiz Sandığındaki Miras: Ata Tohumları

Çeyiz Sandığındaki Miras: Ata Tohumları

Anadolu’da genç bir kız evlenirken sadece el emeği göz nuru işlemeler danteller ya da bakır kaplar götürmezdi yeni yuvasına. Çeyiz sandığında saklanan en kıymetli miraslardan biri de ata tohumlarıydı. Büyükanneler anneler bu tohumları yıllarca saklar, kuraklıkta bile verimli olabilen, lezzeti ve besleyiciliğiyle eşi benzeri olmayan bu kutsal mirası yeni nesillere emanet ederdi. Çünkü ata tohumları sadece toprağa atılan birer çekirdek değil kültürün, doğanın ve bereketin en saf haliydi.

Ancak zaman değişti. Tarım sanayileşti, hibrit tohumlar ve GDO’lu ürünler piyasayı ele geçirdi. Çiftçiye her yıl yeni tohum alması gerektiği öğretildi toprağın ve insanın bağı unutulmaya yüz tuttu. Ata tohumları ise büyük büyükannelerimizin sandıklara koyup koruduğu altın değerinde bir hazineye dönüştü.

Ata tohumları inanılmaz kıymetli çünkü doğaya, insana, geleneğe en uygun haliyle nesilden nesile aktarılabilen ve bozulmayan tohumlar. Onlar hibrit ve fabrikasyon üretime mahkum olmayan kendi kendine üreyebilen, kimyasal ilaç ve gübreye daha az ihtiyaç duyan toprağı yormayan doğal kahramanlardır. Lezzetleri unutulmazdır ve besin değerleri modern tohumlarla kıyaslanamayacak kadar yüksektir.

Ama bu kıymetli mirasa ulaşmak artık kolay değil. Çiftçilerin elinde kalan son ata tohumları, koruma projeleriyle yaşatılmaya çalışılıyor. Belediyeler tohum takas şenlikleri düzenliyor, yerel üreticiler ve ekolojik bilinçle hareket eden topluluklar bu tohumları yeniden çoğaltıyor. Yine de bugün bir avuç gerçek ata tohumu bulmak, bir zamanlar sandıklarda saklanan o altın mirasa ulaşmak kadar zor ki.

Belki de bizlere düşen, bu geleneği yeniden canlandırmak. Yeni nesillerin çeyiz sandıklarında sadece çeyizlik eşyalar değil atalarımızdan miras kalan bu tohumlar da yer almalı. Çünkü gerçek bereket geçmişten geleceğe taşınan tohumlarda saklı.

Düşünüyorum da o sandıklardan birini açıp, yıllar öncesinden gelen o kıymetli tohumları elimde tutuyor olsaydım ne hissederdim ? Şöyle hayatın akışına baktığımda, geleceğe bırakacağımız en güzel miras olurdu. İşte tam da bu yüzden, elimde bir zikke ata tohumu var ve kendi topraklarımızda kullanacağım. Çünkü biliyorum ki bu sadece bir tohumu toprağa bırakmak değil, geçmiş kültürü ve bereketi geleceğe taşımak demek. İlk hasatı yapınca da mutlaka sizlerle paylaşmak istiyorum.

← TÜM MAKALE İÇERİKLERİNE DÖN