Yakın süre içerisinde iş seyahati için Avrupa’daydım. Merak ettim ve birkaç büyük hastaneye gittim. Amacım bir araştırma yapmak değildi, sadece gözlemlemek istedim. İnsan sağlığı gerçekten ne durumda ? Sağlık hizmetleri nasıl işliyor ? Bu soruların yanıtlarını bizzat görmek istedim.
Gördüğüm manzara beni şaşırttı. Hastane koridorları bomboştu. Sessizlik hâkimdi. Sayılı insan vardı, belki iki elin parmaklarını bile geçmezdi. Acil servislerde ve polikliniklerde alışık olduğumuz o yoğunluk, uzun bekleyişler, kalabalık hasta kuyrukları burada yoktu.
Bu görüntü ister istemez aklıma Türkiye’yi getirdi. Daha geçen hafta tamamlayıcı sağlık sigortam olmasına ve oldukça ileri düzeyde hizmet veren özel bir hastaneye başvurmama rağmen ancak birkaç gün sonrasına randevu alabildim. Kamu hastanelerini söylemiyorum bile. Aile sağlığı merkezlerinden, polikliniklerden özel hastanelere kadar her yer dolup taşıyor. Çok net gördüğümüz bir şey var ki oda hastalıklar ilerliyor.
Peki neden?
Türkiye’de sağlık kuruluşlarının bu kadar yoğun olmasının sebebi sadece sağlık sistemindeki eksiklikler değil. Asıl neden, toplumun genel sağlık durumu ve bunun temelinde yatan sağlıklı beslenememe yanında beslenme alışkanlıkları.
Yanlış beslenme ! sağlık sisteminin üzerindeki yükü her geçen gün artırıyor. İşlenmiş gıdalar, aşırı şeker ve rafine karbonhidrat tüketimi, dengesiz beslenme ve hareketsiz yaşam, toplumun sağlık haritasını giderek daha da kötüleştiriyor. Sonucunda Kronik hastalıklar patlama noktasına geliyor.
• Diyabet,
• Obezite,
• Kalp-damar hastalıkları,
• Sindirim problemleri,
• Bağışıklık sisteminin zayıflaması gibi birçok hastalık ilginç olanı bu hastalıklarla başa çıkamayan insanlar, çareyi hastanelerde arıyor.
Oysa sağlık sisteminin en büyük yükü, hastanelerde değil mutfaklarda başlıyor. Avrupa’da gördüğüm o boş hastane koridorlarının ardında, bireylerin daha bilinçli beslenmesi, daha sağlıklı yaşaması ve önleyici sağlık hizmetlerinin güçlü olması yatıyor. Hastalanmadan önce sağlıklı kalmayı başarmak, en büyük sağlık sigortasıdır.
Eğer toplum olarak sağlıklı beslenmeye önem vermezsek, hastanelerin kalabalıklığını tartışmaya devam edeceğiz. Çözüm o kadar net ki doğru beslenmek doğal ve mümkün olduğunca faydalı gıdalar tüketmek, bağırsak sağlığını koruyarak bağışıklık sistemini güçlendirmekten geçiyor.
Bir hastanenin ne kadar kalabalık olduğu sadece sağlık sistemini değil, toplumun genel sağlık durumunu da gösteriyor. Eğer boş koridorlar görmek istiyorsak, imkanlarımız doğrultusunda önce mutfaklarımızı değiştirmemiz gerekiyor.
Sağlık sofrada başlıyor.
Peki hangi yolu seçeceğiz ?
✔ Sağlıklı beslenip, doktor sırasına değil, hayata zaman ayırmayı mı?
Yoksa
❌ Hatalı beslenip, doktora hastane koridorlarına mahkum edilmeyi mi?