Menu

Uzun Yaşamaktan Sağlıklı Yaşamaya Önleyici Sağlık Devrimi

Uzun Yaşamaktan Sağlıklı Yaşamaya Önleyici Sağlık Devrimi

Gelişmiş Ülkelerin yeni yarışı !İnsanları daha uzun yaşatmak değil, daha geç hasta etmek.

Uzun yıllar boyunca sağlık sistemlerinin gücünü hastanelerle, doktor sayısıyla, teknolojik cihazlarla ve tedavi kapasitesiyle ölçtük.

Bunların hepsi hâlâ çok önemli.Ancak dünyada sağlık konusunda çok önemli bir zihniyet değişiminin yaşandığını düşünüyorum.

Artık hastalığı iyi tedavi etmek kadar, hastalığın ortaya çıkmasını önlemek ve mümkün olduğunca geciktirmek de konuşuluyor. Çünkü bir insanın 80 yıl yaşaması tek başına yeterli değil mesele, bu 80 yılın kaç yılını sağlıklı yaşayabildiği.

İşte gelişmiş ülkelerin önündeki yeni yarışlardan biri tam olarak burada başlıyor.Hastalık ortaya çıktıktan sonra ne yapacağız?sorusunun yanına artık çok daha güçlü bir soru geliyor:

“Hastalığın ortaya çıkmasını nasıl geciktirebiliriz?”

OECD’nin Health at a Glance 2025 verilerini incelediğimde bu yaklaşımın neden bu kadar önemli olduğunu çok daha net gördüm. 100.000 kişi başına önlenebilir ölüm oranı bazı ülkelerde yaklaşık olarak şöyle:

~ İsviçre: 80
~ İsveç: 86
~ Almanya: 129
~ OECD ortalaması: 145
~ Türkiye: 168
~ ABD: 217

Bu rakamları yalnızca bir ülke sıralaması olarak görmemek gerektiğini düşünüyorum. Çünkü rakamların arkasında çok daha büyük bir konu var. Önleyici sağlık ve önleyici sağlık yalnızca hastanenin içinde başlamıyor.

Sofrada başlıyor.

✓ Günlük hareketle devam ediyor.
✓ Kaliteli uykuyla güçleniyor.
✓ Ruh sağlığıyla tamamlanıyor.
✓ Yaşadığımız çevreden etkileniyor.
✓ Çocuklukta kazandığımız alışkanlıklarla şekilleniyor.

Elbette önlenebilir ölümleri yalnızca beslenmeyle açıklamak mümkün değil. Tütün kullanımı, fiziksel aktivite, çevresel faktörler, eğitim, sosyoekonomik koşullar ve halk sağlığı politikaları da bu tablonun önemli parçaları. Ancak tam da bu nedenle sağlık meselesine artık yalnızca tedavi penceresinden değil, yaşam biçiminin bütünü üzerinden bakmamız gerektiğine inanıyorum.

Türkiye açısından burada çok önemli bir fırsat görüyorum.Güçlü sağlık altyapımızın yanına daha güçlü beslenme politikalarını, hareketli yaşam kültürünü, çocukluk çağından başlayan sağlık eğitimini, sağlıklı yaşlanmayı ve önleyici sağlık yaklaşımını daha fazla koyabiliriz. Ve bence burada bizlerin yani gıda sektörünün de çok önemli bir sorumluluğu var.

Önümüzdeki yıllarda ülkelerin gelişmişliğini konuşurken yalnızca “Ne kadar uzun yaşıyorlar?” diye sormayacağız. “Ne kadar uzun süre sağlıklı yaşayabiliyorlar?” sorusu çok daha önemli hale gelecek hatta geliyor.

Sağlık dünyasının önemli başarı kriterlerinden biri bana göre kaç insanı tedavi ettik? kadar, kaç insanın tedaviye ihtiyaç duymasını önleyebildik veya geciktirebildik?

Bana göre güçlü sağlık sistemi yalnızca hastalığı en iyi tedavi eden değil insanı mümkün olduğunca uzun süre sağlıklı tutabilen sistem.

← BACK TO ALL BLOG CONTENT