Menu

Anabolik Direnç, Sağlıklı Yaşlanma ve Besinsel Yoğunluğun Gücü

Anabolik Direnç, Sağlıklı Yaşlanma ve Besinsel Yoğunluğun Gücü

Yaş aldıkça daha az yiyoruz. Peki proteine de daha az mı ihtiyaç duyuyoruz?

İlginç olan şu her zaman değil.

Yaş ilerledikçe iştah ve enerji ihtiyacı değişir. Ama aynı dönemde kas kütlesini, gücü ve fiziksel fonksiyonları korumak daha önemli hâle gelir. Üstelik yaşlanan kasın protein ve egzersiz gibi uyarılara verdiği yanıt da gençlik dönemindeki kadar güçlü değildir. Bilim dünyası bunu “anabolik direnç” kavramıyla açıklıyor.

Bu nedenle çeşitli uzman grupları, sağlıklı ileri yaştaki bireylerde günlük yaklaşık 1,0–1,2 g/kg protein alımını öneriyor. Örneğin: 70 kg → yaklaşık 70–84 g protein/gün.

Ama kritik nokta şu daha fazla protein, daha sağlıklı insan demek değildir. Protein yeterli enerji, dengeli beslenme ve fiziksel aktiviteyle birlikte anlam kazanır. Kişisel ihtiyaçlar da yaşa ve sağlık durumuna göre değişir. Ben yaşlanma konusunda bazen yanlış yere baktığımızı düşünüyorum. Sadece kaç yıl yaşayacağımızı konuşuyoruz. Oysa daha önemli olanı o yılları ne kadar güçlü, hareketli ve bağımsız yaşayacağız?

BÄKKER’i geliştirirken üzerinde durduğumuz düşüncelerden biri de buydu. Biz proteini yalnızca sporcu beslenmesinin bir parçası olarak görmedik.Günlük hayatın içinde olan unlu mamulleri protein açısından daha güçlü bir beslenme aracına dönüştürmenin mümkün olduğuna inandık.

Çünkü beslenme yaklaşımı yalnızca daha fazla yemek değildir. Daha az miktarda, daha yüksek besinsel değer sağlayabilmektir ve bu yaklaşım çok daha önemlidir.

BÄKKER’in çıkış noktalarından birisi alışkanlıkları tamamen değiştirmeden, günlük beslenmenin protein kalitesini ve yoğunluğunu güçlendirmektir.

Protein yalnızca sporcuların konusu değildir. Çocukluktan ileri yaşlara kadar yaşamın her döneminde farklı anlam taşıyan temel bir besin öğesidir.

Bana göre sağlıklı yaşlanma yalnızca ömrün uzunluğu değil, o ömrün ne kadarını güçlü ve bağımsız yaşayabildiğimizdir.

← BACK TO ALL BLOG CONTENT