Ülkemizdeki ekonomik ve siyasi sorunlar hepimizi etkiliyor. Ancak, bu süreçte bilim ve bilgiyle yolumuzu aydınlatmak her zamankinden çok daha önemli. Hayat tüm zorluklara rağmen devam ediyor biz de bu bilinçle yolumuza devam edelim.
Arılar…
Küçücük bedenleriyle devasa bir ekosistemi ayakta tutan mucizevi canlılar. İnsanlık tarih boyunca arılara sadece bal üreten böcekler olarak baktı. Oysa onlar dünya üzerindeki yaşamın devamı için en kritik işçileri. Peki bir sabah uyandığınızda arıların tamamen yok olduğunu hayal edebilir misiniz ?
Albert Einstein’a atfedilen ünlü bir söz var: “Eğer arılar yok olursa, insanlığın sadece dört yıl ömrü kalır.” Bu iddialı söylem doğanın hassas dengesine vurulan en keskin darbelerden birini gözler önüne seriyor. Çünkü arılar yalnızca bal yapmaz ! aynı zamanda bitkilerin, sebzelerin, meyvelerin ve hatta yem bitkilerinin döllenmesini sağlayarak gıda zincirinin temel taşlarını oluşturur.
Bugün tükettiğimiz besinlerin %75’inden fazlası arıların tozlaşma sürecine bağlı. Kahvaltıda yediğimiz bir dilim ekmekten içtiğimiz kahveye, çilekten bademe kadar neredeyse her şeyin üretimi arıların emeğiyle mümkün oluyor. Bunları bilen o kadar az kişi var ki bilemezsiniz. Onlar olmadan doğada pek çok bitki türü yok olacak ekosistem çöküşe geçecek ve insanlık ciddi bir gıda kriziyle karşı karşıya kalacak.
Fakat arıların insanlık için bir başka armağanı daha var oda Çiçek, kestane, ıhlamur, lavanta, ayçiçeği, narenciye,mbalsıra, basra, çam, meşe, anzer karakovan, petek, propolis, arı sütü ballar. Ne kadar güzel isimleri var öyle değil mi ?
Bal yalnızca tatlı bir besin değil, aynı zamanda insan sağlığı için şifa kaynağı. Antibakteriyel, antifungal ve antioksidan özellikleriyle bağışıklık sistemini güçlendirir. Doğal bir enerji kaynağı olan bal, kas yorgunluğunu azaltır, sindirimi düzenler ve kalp sağlığını destekler. İçeriğindeki enzimler vitaminler ve mineraller sayesinde hem vücut direncini artırır hem de cilt sağlığına katkıda bulunur. Yapılan araştırmalar ve bilimsel araştırmalarda balın boğaz enfeksiyonlarından mide hastalıklarına kadar pek çok rahatsızlığa iyi geldiğini hepimiz biliriz.
Ancak insanlık bu nimetin farkına varıp, arılara teşekkür etmek yerine onları yok eden bir düzen kurdu. Tarım ilaçları betonlaşma, iklim değişikliği, monokültür tarım, her yıl milyonlarca arının ölümüne neden oluyor. Bugün bal arılarının kolonileri hızla çöküyor, yabani arı türleri ise neslinin tükenme tehdidiyle karşı karşıya.
Arılar sessiz ama yaşam denge unsuru. Onları korumak sadece bir türü değil, tüm insanlığın geleceğini korumak demek. Bahçelerimize arı dostu çiçekler ekmek, kimyasal tarım ilaçlarından kaçınmak, yerel bal üreticilerini desteklemek ve arılar hakkında farkındalık yaratmak, onların yaşam savaşında en büyük desteğimiz olur.
Arı azıcık bal için bin çiçek dolaşır….